Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ahlaki Akıl Yürütme Aşamaları Nelerdir? (Jean Piaget- Lawrence Kohlberg- Carol Gilligan)

  Ahlak bireyin belli değerler içerisinde kalarak bir tutum sergilemesidir. Doğru ve yanlışı ahlak belirler. Fakat sadece bireyin görüşleri ahlak için yeterli değildir. Çünkü ahlak toplum tarafından belirlenir. Piaget ise ahlak konusunu çocuklarda araştırarak ahlak gelişimini bilişsel süreçlerle birlikte ele almıştır. Piaget’e göre duyu-motor, işlem öncesi, somut işlemler ve soyut işlemler evresi olmak üzere 4 evreden söz edebiliriz. Duyu-motor evresinde yapılan davranışlar ahlaki tutumlardan bağımsızdır. İşlem öncesi evre ise 2-7 yaş arasını kapsamaktadır. Bu bilişsel ilerlemede ahlaki kurallar vardır fakat çocuk bunu mantıklı bir yere koyup kabul etmez, otoriteye uyum sağlar. Bazen çevrede otoriter biri yoksa bu kurallara karşı gelebilirler. Hatta bu evrede çocuklarda benmerkezciliğin yaygın olduğu gözlemlenmiştir. Somut işlem evresi 7 yaşından 11 yaşına kadar olan zamanı kapsar. Bu evrede çocuk artık mantığıyla düşünmeye başlar ve çevresini gözlemler. Kendisine söylenilen ahlaki k
En son yayınlar

İngiltere'nin Yatıştırma Politikası

  Yatıştırma (appeasement) en genel ifadeyle dış politikanın olağan unsurları olan müzakere ve pazarlığın bir sonucudur (Berrige & Llyold, 2012: 21). Kavramın ilk anlamı, birtakım yanlışlıkları gidermek veya barışa ilişkin koşulları oluşturmak amacıyla bazı ‘makul’ ödünler vermek olarak açıklanmaktadır. İkinci anlamı ise barışı korumak üzere, potansiyel saldırganın isteklerini karşılamaktan çok artırmakla sonuçlanan ‘aşırı’ ödün vermek olarak ifade edilmektedir (Embel, 2019: 1). Yatıştırma kavramının ilk anlamında kullanımına örnek olarak, Robert Gilpin’in 1981’de yayımladığı War and Change in World Politics kitabında bahsettiği, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce İngiltere'nin yükselmekte olan ABD'ye karşı izlediği politika verilebilir (Gilpin, 1981: 193-194). Gilpin’e göre yatıştırma, İngiltere ve ABD arasındaki düşmanlığın sonra ermesine ve iki ülke arasındaki müttefikliğin temellerinin atılmasına vesile olmuştur. Yatıştırma kavramının ikinci anlamında kullanımı ise ul

Workin Moms: Kusursuz Annelik Olgusu Yerine Güçlü Kadınlar

  Workin Moms dizisi karakterlerinden biri olan Kate’den hareketle toplumsal cinsiyet konusu bağlamında değerlendirmeye çalışacağım. Dizi Kanada yapımı olmakla beraber, o bölgenin kültürel yapısı ve aile ilişkileri hakkında bilgi verirken aynı zamanda sadece Kanada’ya özgü olmayan ve izlerken toplumsal cinsiyet rollerinin ne kadar yaygın olduğunu ve kadınların hep mücadele içerisinde olduğunu düşünmeme sebep oldu ve kendi yaşadığım toplumla kıyaslayabildim. Dizi dört kadının çocuk sahibi olduktan sonra iş, aile ve kişisel yaşantısında ne gibi değişiklikler olduğunu ele almaktadır. Dört anne belli aralıklarla bir eğitmen aracılığıyla buluşarak bu süreçte olan sorunları konuşurlar. Bazen de kadınların arasındaki fikir ayrılıklarının da üzerinde durmuşlardır. Örneğin bir annenin sütü gelmediği için, erken dönemde mamaya geçiş yapmak istemesi bir başka anne tarafından eleştirilip ‘’yetersiz anne’’ tanımlaması yapılmıştır. Yani annelik olgusunun içinde bile belli bir kurallar bulunmaktadı

Türkiye’de Ödemeler Dengesi ve Kriz

  Makro iktisadi birçok tartışmada ortaya koyduğumuz ödemeler dengesi kriziyle esasında neyi vurgulamak istiyoruz? Bildiğimiz gibi farklı gereksinimler sebebiyle devlet kalkınma projeleri veya ithalat ödemelerinde kullanmak için borç almaktadır. Bunu tıpkı bir öğrencinin öğrenim kredisini kullanarak bankaya borçlanması gibi örneklendirebiliriz. Bu edinilen aşırı borçlanma olgusu, devletlerin dolayısıyla devlet içindeki bankaların oluşturdukları işlemlerden meydana gelmektedir. Yatırım çevrelerinin farklı ülkelerin endüstri sektörlerindeki ticari faaliyetlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları en önemli husus elbette ki sermayedir. Bu yatırım işlemlerinin bir parçası olan para piyasaları da yatırımın değerini arttırıp azaltabilir. Örneğin, petrolün maliyetinin artmasıyla Amerikan dolarının diğer para birimlerine karşı değerinin azalması gibi, çünkü bu durumun gerçekleşmesi ile dolar önceden aldığı petrolün daha azını alabilecek duruma düşecektir. Dolayısıyla anlamalıyız ki para

Motivasyon Kaynakları ve Motivasyonun Hayatımızdaki Yeri

  İnsanların hayatına devam edebilmek için motivasyona ihtiyacı vardır. Motivasyon, bireylerin fiziksel ve psikolojik olarak bir duruma başlama ve devam etme sürecinde etkili olan bir sistemdir. Motivasyon kaynağı olarak beş durumdan bahsedebiliriz. Dürtüler, bireylerin fizyolojik değişimleri sonucunda psikolojik bir sonuçtur, gerilmeye sebep olur. Bireylerde tepki göstermeye ve harekete neden olur. Dürtülerde arzular ve düşünme ön plandadır. Dürtülerin ihtiyacı giderilmediği zaman iç dengeyi sağlamak için   ‘’Homeostasiz’’ ortaya çıkar. Örneğin bireyin cinsel ihtiyacı karşısında dürtü ortaya çıkar. Bireyde arzulama isteği uyanır ve bu durum fizyolojik dengesizliğe sebep olur. Arzularını karşıladığı zaman vücut dengesini sağlar. Dürtü ortaya çıktığı anda bir başka motivasyon kaynağı olarak özendiricilerde ortaya çıkabilir. Özendiriciler fiziksel olmak zorunda değildir. Çevresel faktörlerden etkilenerek uyarıcıları harekete geçirir. Örneğin telaşla bir yere yetişmeye çalışırken bir mağa

İhanetin Kehaneti: Son Akşam Yemeği

  Leonardo da Vinci’nin eserlerinin ününü hepimiz biliriz. Ancak Mona Lisa kadar ünlü olmasa da bir o kadar değerli olan bir da Vinci eseri daha var, ki o da Son Akşam Yemeği’dir. Bir tablo sanılsa da, bu eser aslında Milano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazie isimli kilisenin duvarına yapılmış bir fresktir. Eser bugüne gelene dek oldukça yıpranmış ve deformasyona uğramıştır. Ancak vermek istediği mesajlar hala oldukça görünür ve canlıdır. Her şeyden evvel bu fresk, Hz. İsa’nın Romalı askerlerce yakalanışından önceki gece havarileriyle yediği son akşam yemeğini tasvir etmektedir. Yemekte Hz. İsa ile birlikte 13 kişinin sureti yer almaktadır. Hristiyanlarca kutsal kabul edilen ekmek ve şarap ikilisinin masada görüldüğü resimde belli bir duruma dikkat çekilmektedir. Resimde tasvir edilen sahne Hz. İsa’nın “İçinizden biri bana ihanet edecek.” dediği andır. Tüm havariler buna farklı bir tepki verirken Hz. İsa ise nispeten üzüntülü ve güveni sarsılmış bir halde tasvir edilmektedir. Re

Anglo-Iran Oil Company Case

“In 1933, a concession agreement was signed between the Iranian Government and the British-Iranian oil company affiliated to Britain. However, the Iranian Government found the money given to it low. For this reason, in 1951, Iran passed laws nationalizing the oil industry and decided to nationalize many companies, including the Anglo-Iranian company.”  (International Court of Justice, n.d). So, a problem arose between the British-Iranian oil company and Iran. The UK brought the dispute to the International Court of Justice, claiming that these laws and nationalization were a violation of the 1933 agreement. Iran has not accepted the jurisdiction of the International Court of Justice and objected to it.  According to the UK government, Iran changed its contract clauses. Iran has violated the contract. According to this, the Iranian government has acted contrary to international law. In addition, Britain asked the Court to cover the losses of the British-Iranian oil company by Ir