Ana içeriğe atla

Yazarlarımız


Kutluay Doğukan TAŞDEMİR: 1997 yılında İstanbul'da doğdu. Beykent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden 2019 yılında onur öğrencisi olarak mezun oldu. İstanbul Üniversitesi AUZEF - İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümünde ikinci lisans eğitimine devam etmektedir. Türk Siyasal Hayatı, Karşılaştırmalı Siyaset ve  Türk Dış Politikası üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. Orta seviye İngilizce ve başlangıç seviyesinde İtalyanca biliyor.

Ayça AKMARAL: 1997 yılında İstanbul'da doğdu. Altınbaş Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü (İngilizce) üçüncü sınıf öğrencisi. Uluslararası İlişkiler Teorileri ve Türk Dış Politikası üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi AUZEF - İnsan Kaynakları Yönetimi bölümünde ikinci lisans eğitimine devam etmektedir. İleri seviye İngilizce ve başlangıç seviyesinde İtalyanca biliyor.

Hasan Talha ONUK: 1997 yılında İstanbul'da doğdu. Beykent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü son sınıf öğrencisi. Savunma sanayi alanında ürün geliştirmekte ve bu alanda çalışmalarına devam etmektedir. İleri seviye İngilizce ve başlangıç seviyesinde Arapça biliyor.

Sena CEBECİOĞLU: 1997 yılında İstanbul'da doğdu. MEF Üniversitesi Ekonomi bölümü (İngilizce) son sınıf öğrencisi. Aynı zamanda İşletme bölümü ile yandal yapıyor. İleri seviye İngilizce biliyor.

İrem Nur KESKİN: 1999 yılında İstanbul'da doğdu. MEF Üniversitesi Psikoloji bölümü (İngilizce) üçüncü sınıf öğrencisi. Aynı zamanda Hukuk ile çift anadal yapmaktadır. Sosyal Psikoloji ve Politika Psikolojisi üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. İleri seviye İngilizce biliyor. Ayrıca gönüllü faaliyetlerde aktif olarak çalışmaktadır.

Zeynep BÜLBÜL: 1998 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İktisat bölümü son sınıf öğrencisi. İstanbul Üniversitesi AUZEF - Sosyoloji bölümünde ikinci lisans eğitimine devam etmektedir. Türkiye Ekonomisiyle İlgili Makro Çalışmalar üzerine araştırmalar yapmaktadır. Orta seviye İngilizce biliyor.

Duygu MEHMETOĞLU: 1999 yılında İstanbul'da doğdu. Şu anda MEF Üniversitesi Psikoloji bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Nöropsikoloji üzerine çalışmalar yapmakta ve aynı zamanda gönüllü etkinliklerde aktif rol oynamaktadır. İleri seviye İngilizce ve başlangıç seviyesinde İtalyanca biliyor.

Serçin KARADAĞ: 1997 yılında Tekirdağ’da doğdu. Lise eğitimini Tekirdağ Fen Lisesi’nde tamamladı. 2019 yılında Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. Sporcu Beslenmesi üzerine çalışmaktadır. Diyetisyen Serçin KARADAĞ orta seviye İngilizce bilmektedir.

Dilara Ahsen ÖZKAN: 1999 yılında İstanbul’da doğdu. Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji bölümü birinci sınıf öğrencisi. Kültür ve Toplum üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. Orta seviye İngilizce biliyor.

Betül AHISKA TEKTAŞ: 1993 yılında Amasya'da doğdu. 2015 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Film ve kitap eleştirmenliği yapmaktadır. İleri seviye İngilizce ve orta seviye Almanca bilmektedir.

Ferdi ERAT: 1998 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden 2020 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi AUZEF - İktisat bölümünde ikinci lisans eğitimine devam ediyor. Dinler Tarihi, Kültür-Sanat, Mitoloji, Türk ve Dünya Siyasi Tarihi üzerine çalışmalar yapmaktadır. Orta seviye İngilizce ve başlangıç seviyesinde Almanca biliyor.














Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cumhuriyet Döneminde Gerçekleştirilen Laiklik Politikaları: Eğitim Örneği Üzerinden

GİRİŞ Laiklik, yönetim ilkelerinin, dini esaslara dayalı örf ve adetlere göre değil, akıl ve bilim ışığında düzenlenmesi gerektiğini savunan bir prensiptir. Aynı zamanda laiklik, çağdaş bir toplum yaratmak için gerekli olan mekanizmalardan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefelerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nde laikleşme süreci belirli politikalarla, birbirini takip eden planlı adımlarla tamamlanmıştır. Bu süreçte çok fazla muhalif ses olsa da, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaşlaşma yoluna çıkarmıştır . Laiklik anlayışına ilişkin tartışmaların kökenini, Tanzimat Döneminde tercüme odalarının kurulması ve buralarda batı dillerini öğrenen yeni bir kuşağın ortaya çıkmasına dayandırmak mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası Teşkilat-ı Kanunu’nda da laiklik kavramı yer almıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında tanımlanan laikleşme, Türkiye’de bir dizi reformlar silsilesiyle gerçekleşmiştir. Aş

İngiltere'nin Yatıştırma Politikası

  Yatıştırma (appeasement) en genel ifadeyle dış politikanın olağan unsurları olan müzakere ve pazarlığın bir sonucudur (Berrige & Llyold, 2012: 21). Kavramın ilk anlamı, birtakım yanlışlıkları gidermek veya barışa ilişkin koşulları oluşturmak amacıyla bazı ‘makul’ ödünler vermek olarak açıklanmaktadır. İkinci anlamı ise barışı korumak üzere, potansiyel saldırganın isteklerini karşılamaktan çok artırmakla sonuçlanan ‘aşırı’ ödün vermek olarak ifade edilmektedir (Embel, 2019: 1). Yatıştırma kavramının ilk anlamında kullanımına örnek olarak, Robert Gilpin’in 1981’de yayımladığı War and Change in World Politics kitabında bahsettiği, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce İngiltere'nin yükselmekte olan ABD'ye karşı izlediği politika verilebilir (Gilpin, 1981: 193-194). Gilpin’e göre yatıştırma, İngiltere ve ABD arasındaki düşmanlığın sonra ermesine ve iki ülke arasındaki müttefikliğin temellerinin atılmasına vesile olmuştur. Yatıştırma kavramının ikinci anlamında kullanımı ise ul

İhanetin Kehaneti: Son Akşam Yemeği

  Leonardo da Vinci’nin eserlerinin ününü hepimiz biliriz. Ancak Mona Lisa kadar ünlü olmasa da bir o kadar değerli olan bir da Vinci eseri daha var, ki o da Son Akşam Yemeği’dir. Bir tablo sanılsa da, bu eser aslında Milano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazie isimli kilisenin duvarına yapılmış bir fresktir. Eser bugüne gelene dek oldukça yıpranmış ve deformasyona uğramıştır. Ancak vermek istediği mesajlar hala oldukça görünür ve canlıdır. Her şeyden evvel bu fresk, Hz. İsa’nın Romalı askerlerce yakalanışından önceki gece havarileriyle yediği son akşam yemeğini tasvir etmektedir. Yemekte Hz. İsa ile birlikte 13 kişinin sureti yer almaktadır. Hristiyanlarca kutsal kabul edilen ekmek ve şarap ikilisinin masada görüldüğü resimde belli bir duruma dikkat çekilmektedir. Resimde tasvir edilen sahne Hz. İsa’nın “İçinizden biri bana ihanet edecek.” dediği andır. Tüm havariler buna farklı bir tepki verirken Hz. İsa ise nispeten üzüntülü ve güveni sarsılmış bir halde tasvir edilmektedir. Re