Ana içeriğe atla

Yeni Koronavirüs Nedir? Korunmak İçin Neler Yapılmalı? COVID-19 Hakkında Bilinmesi Gerekenler




Dünya, 2020 yılına yeni koronavirüs (COVID-19) salgınıyla başladı. İlk olarak Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan virüs, günden güne tüm dünyaya yayıldı. Vakaların büyük çoğunluğu Çin anakarasında yaşanırken, İtalya, İran ve Güney Kore salgından en çok etkilenen ülkelerin başında yer alıyor. Türkiye, salgının başlangıcından itibaren almış olduğu sıkı tedbirlere rağmen ilk vakasını doğruladı. Tüm dünyayı saran virüsün ülkemize gelmesi sürpriz değildi. İnternette ve sosyal medyada yer alan bilgi kirliliği, insanları korku ve paniğe sevk ediyor. Bu yazıda mevcut bilgi kirliliği karşısında COVID-19 ile ilgili akla takılan tüm konular ele alınacaktır.

Coronavirüs (Koronavirüs) Nedir?

Koronavirüs adı, yüzeylerindeki çubuksu uzantıları ve çıkıntıları taç şeklinde olduğu için 'taç'ın Latince karşılığı olan 'Korona'dan türetilmiştir Koronavirüsler hem hayvanları hem de insanları enfekte edebilirler ve solunum yolları hastalıklarına neden olabilirler. (Skeih & Rabin, 2020). Dünya Sağlık Örgütü, koranavirüsleri insanlarda ve hayvanlarda hastalığa sebep olan büyük bir virüs ailesi olarak tanımlıyor. Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs, solunum yolu enfeksiyonu yapan bir virüstür. Virüsün bu yeni formuna 2019 yılında ortaya çıkması sebebiyle Covid-19 adı verildi.

Yeni Koronavirüs Nasıl Bulaşır?

Hasta kişilerin öksürme veya hapşırmayla ortaya saçtığı damlacıkların ortamdaki diğer bireylerin ağız, burun ve gözlerine temasıyla, damlacıkların yapıştığı yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağız, burun veya göze götürülmesiyle bulaşabilmektedir (T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü COVID19 Rehberi, 2020).

Yeni Koronavirüs Belirtileri Nelerdir?

      ·       Ateş
      ·       Öksürük
      ·       Solunum Sıkıntısı

Şiddetli vakalarda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebilir.
Yeni Koronavirüsün kuluçka süresi 2-14 gün arasındadır.

Yeni Koranavirüs Belirtileri Varsa Ne Yapılmalıdır?

Son 14 gün içerisinde enfeksiyon görülen ülkelerin birinden geldiyseniz cerrahi maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Eğer öksürüyorsanız, ateşiniz varsa ve nefes almakta zorlanıyorsanız, cerrahi maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Evde izolasyon önerilen bir kişiyle aynı odada bulunduğunuz anlarda maskenizi mutlaka takın (T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü COVID19 Rehberi, 2020).

Eğer öksürüyorsanız, ateşiniz varsa ve nefes almakta zorlanıyorsanız, cerrahi maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurun (T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü COVID19 Rehberi, 2020).

Kimler Risk Grubunda Yer Alıyor?

Elde edilen veriler doğrultusunda ileri yaştakiler ve kronik hastalığı olanlarda enfeksiyonun ağır seyretme riski yüksektir (T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı ve Genel Müdürlüğü COVID-19 Rehberi, 2020). Astım, diyabet, hipertansiyon, kalp gibi kronik hastalıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler risk grubunda yer almaktadır.

Yeni Koronavirüsten Korunma İçin Neler Yapılabilir?

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler yeni koronavirüs için de geçerlidir.
      ·       El hijyenine büyük önem verilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkanmalıdır.  Sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol içerikli el dezenfektanı kullanılmalıdır.
      ·       Kirli eller ile ağız, burun ve gözlere dokunulmamalıdır.
      ·       Öksürürken ve hapşırırken ağzın ve burnun kapatılması, bakteri ve virüslerin yayılmasını önler. Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun tek kullanımlık mendille kapatılmalı, mendil yoksa dirseğin iç kısmı kullanılmalıdır.
      ·       Öksürme, hapşırma vb. solunum yolu hastalıkları belirtileri gösteren kişilerle yakın temastan kaçınılmalıdır. Bu belirtileri gösteren kişilerden en az 1 metre uzak durulmalıdır.
      ·       Virüsten kaçınmak için tokalaşma ve sarılma bırakılmalıdır.
      ·       Kalabalık ortamlardan olabildiğince uzak durulmalıdır.
      ·       Bağışıklık sistemini güçlendirmek için dengeli ve sağlıklı beslenilmeli, uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Koronavirüs için herhangi bir ilaç tedavisi bulunmamakta olup, antibiyotikler de koronavirüse karşı etkisizdir. Antibiyotikler bakterilere karşı etkilidir. Koronavirüs enfekte olan kişilere destekleyici tedavi uygulanmaktadır.

Yeni Koronavirüs Aşısı Var Mı?

COVID-2019'u önlemek veya tedavi etmek için aşı ve spesifik bir antiviral ilaç yoktur. Bununla birlikte, etkilenenlerin semptomları hafifletmeye özen göstermesi gerekir. Ciddi hastalığı olan kişiler hastaneye yatırılmalıdır. Çoğu hasta destekleyici bakım sayesinde iyileşir (World Health Organization COVID-19, 2020). Aşı çalışmaları devam etmektedir. İnsanlar üzerinde güvenle uygulanabilecek bir aşının üretilmesi en erken 1-1.5 yıl sürecektir.

2002 yılında ortaya çıkan başka bir korona çeşidi olan SARS için aşı geliştirme çalışmalarına başlanmış ancak salgın bitince ekonomik kaygılar nedeniyle çalışmalar durdurulmuştur. Eğer o dönemde devletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından yeterli finansman sağlanarak çalışmalara devam edilseydi, bugün COVID-19 aşısının geliştirilmesi daha kolay olacaktı.

Yeni Koronavirüsten Korunmak İçin Maske Takmalı Mıyım?

Sadece COVID-19 semptomları (özellikle öksürük) hastasıysanız veya COVID-19 olan birine bakıyorsanız bir maske takın. Tek kullanımlık yüz maskesi yalnızca bir kez kullanılabilir. Eğer hasta değilseniz ya da hasta olan birine bakıyorsanız o zaman bir maske harcıyorsunuz demektir (World Health Organization COVID-19, 2020).

Evcil Hayvanlar Yeni Koronavirüs Bulaştırabilir Mi?

Kediler ve köpekler gibi refakatçi hayvanların veya evcil hayvanların enfekte olduğuna veya COVID-19'a neden olan virüsü yayabileceğine dair kanıt yoktur (World Health Organization COVID-19, 2020). Evcil hayvanlara temas edilmesinin ardından eller su ve sabunla yıkanmalıdır. Böylece hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklara karşı korunma sağlanmış olacaktır.

Dünya Sağlık Örgütü Gerekli Önlemleri Aldı Mı?

Dünya Sağlık Örgütü süreci iyi ve kontrollü şekilde yönetemedi. Dünya Sağlık Örgütü, Çin ile sürekli bilgi alışverişi yapıldığını ve salgının yerel düzeyde olduğunu açıklamıştı ancak bilgi alışverişi yeni koronavirüsün tüm dünyaya yayılmasını engelleyemedi. Ekonomik ve politik kaygılar nedeniyle küresel acil durum ilan etmekte geç kalındı. 30 Ocak 2020 tarihinde DSÖ küresel acil durum ilan edildiğinde COVID-19, 23 ülkeye yayılmıştı. 11 Mart itibarıyla DSÖ, yeni koronavirüs için pandemi ilan etti.

Kutluay Doğukan TAŞDEMİR
11.03.2020

KAYNAKÇA
Sheikh, K. & Rabin, R. (2020). The Coronavirus: What Scientists Have Learned So Far https://www.nytimes.com/article/what-is-coronavirus.html. Date of Access: 11.03.2020
T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı ve Genel Müdürlüğü COVID-19 Rehberi. (2020). Erişim adresi: https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/Bulasici-hastaliklar-db/hastaliklar/2019_n_CoV/afisler/yeni/COVID-19_KTAPIK_A6.pdf
World Health Organization COVID-19. (2020). Access Address: https://www.who.int/news-room/q-a-detail/q-a-coronaviruses

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cumhuriyet Döneminde Gerçekleştirilen Laiklik Politikaları: Eğitim Örneği Üzerinden

GİRİŞ Laiklik, yönetim ilkelerinin, dini esaslara dayalı örf ve adetlere göre değil, akıl ve bilim ışığında düzenlenmesi gerektiğini savunan bir prensiptir. Aynı zamanda laiklik, çağdaş bir toplum yaratmak için gerekli olan mekanizmalardan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefelerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nde laikleşme süreci belirli politikalarla, birbirini takip eden planlı adımlarla tamamlanmıştır. Bu süreçte çok fazla muhalif ses olsa da, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaşlaşma yoluna çıkarmıştır . Laiklik anlayışına ilişkin tartışmaların kökenini, Tanzimat Döneminde tercüme odalarının kurulması ve buralarda batı dillerini öğrenen yeni bir kuşağın ortaya çıkmasına dayandırmak mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası Teşkilat-ı Kanunu’nda da laiklik kavramı yer almıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında tanımlanan laikleşme, Türkiye’de bir dizi reformlar silsilesiyle gerçekleşmiştir. Aş

İngiltere'nin Yatıştırma Politikası

  Yatıştırma (appeasement) en genel ifadeyle dış politikanın olağan unsurları olan müzakere ve pazarlığın bir sonucudur (Berrige & Llyold, 2012: 21). Kavramın ilk anlamı, birtakım yanlışlıkları gidermek veya barışa ilişkin koşulları oluşturmak amacıyla bazı ‘makul’ ödünler vermek olarak açıklanmaktadır. İkinci anlamı ise barışı korumak üzere, potansiyel saldırganın isteklerini karşılamaktan çok artırmakla sonuçlanan ‘aşırı’ ödün vermek olarak ifade edilmektedir (Embel, 2019: 1). Yatıştırma kavramının ilk anlamında kullanımına örnek olarak, Robert Gilpin’in 1981’de yayımladığı War and Change in World Politics kitabında bahsettiği, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce İngiltere'nin yükselmekte olan ABD'ye karşı izlediği politika verilebilir (Gilpin, 1981: 193-194). Gilpin’e göre yatıştırma, İngiltere ve ABD arasındaki düşmanlığın sonra ermesine ve iki ülke arasındaki müttefikliğin temellerinin atılmasına vesile olmuştur. Yatıştırma kavramının ikinci anlamında kullanımı ise ul

İhanetin Kehaneti: Son Akşam Yemeği

  Leonardo da Vinci’nin eserlerinin ününü hepimiz biliriz. Ancak Mona Lisa kadar ünlü olmasa da bir o kadar değerli olan bir da Vinci eseri daha var, ki o da Son Akşam Yemeği’dir. Bir tablo sanılsa da, bu eser aslında Milano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazie isimli kilisenin duvarına yapılmış bir fresktir. Eser bugüne gelene dek oldukça yıpranmış ve deformasyona uğramıştır. Ancak vermek istediği mesajlar hala oldukça görünür ve canlıdır. Her şeyden evvel bu fresk, Hz. İsa’nın Romalı askerlerce yakalanışından önceki gece havarileriyle yediği son akşam yemeğini tasvir etmektedir. Yemekte Hz. İsa ile birlikte 13 kişinin sureti yer almaktadır. Hristiyanlarca kutsal kabul edilen ekmek ve şarap ikilisinin masada görüldüğü resimde belli bir duruma dikkat çekilmektedir. Resimde tasvir edilen sahne Hz. İsa’nın “İçinizden biri bana ihanet edecek.” dediği andır. Tüm havariler buna farklı bir tepki verirken Hz. İsa ise nispeten üzüntülü ve güveni sarsılmış bir halde tasvir edilmektedir. Re